Avusturya doğasıyla gurur duyan bir ülke, ancak şimdi insan ve hayvan sağlığını tehdit eden bir plastik kriziyle yüz yüze. Bu durum, ülkenin en ücra köşelerinin bile küresel plastik kirliliği sorunundan nasibini aldığını gösteriyor.
13 farklı plastik türü bulundu
Exeter Üniversitesi'nden bilim insanları tüm örneklerde plastik parçacıklar tespit etti. Greenpeace, tekstil, ambalaj ve endüstriyel kullanımla bağlantılı 13 plastik türü belirledi. Örgüte göre parçacıklar büyük olasılıkla kayak ve dağ yürüyüşü gibi insan faaliyetlerinden, ama aynı zamanda yakındaki yerleşim yerlerinden gelen kirlilikten kaynaklanıyor.
Örneğin araba lastiklerinden çıkan kauçuk, rüzgâr ve yağmurla çok uzak mesafelere taşınabiliyor. Mikroplastik atmosferde de yol alabiliyor ve yağmur ve karla uzak bölgelere ulaşabiliyor.
Greenpeace uyarıyor:
Buzul suyundaki mikroplastik yalnızca çevreyi, sudaki yaşamı ve yerel biyolojik çeşitliliği tehdit etmekle kalmıyor, Avusturya'daki içme suyu kaynaklarını da kirletebilir
Plastik kirliliği krizi tüm dünyayı etkiliyor
Gezegenin büyük bir bölümü, hayvanlara ve insan sağlığına zarar veren atılmış plastikle dolu. Tek kullanımlık plastik ürünlerin üretimindeki büyük artış nedeniyle plastik kirliliği en önemli çevre sorunlarından biri hâline geldi.
Sorun en çok, atık toplama sistemlerinin çoğu zaman yetersiz olduğu ya da hiç bulunmadığı Asya ve Afrika'daki gelişmekte olan ülkelerde göze çarpıyor. Ancak gelişmiş dünya da, özellikle geri dönüşüm oranı düşük ülkeler, atılan plastiğin düzgün toplanması konusunda sorun yaşıyor.
Plastik atık o kadar yaygınlaştı ki Birleşmiş Milletler çatısı altında müzakere edilecek küresel bir anlaşma için çalışmalar başlatıldı.
Plastik neden icat edildi?
Fosil yakıtlardan üretilen plastik yüz yıldan biraz daha uzun süredir var. Belçikalı kimyager Leo Baekeland ilk tamamen sentetik plastiği 1907'de üretti. Binlerce yeni plastik ürünün geliştirilmesi ve üretimi İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra hız kazandı ve modern çağı öylesine dönüştürdü ki bugün plastiksiz bir hayat düşünülemez. Plastik, mucitlere ulaşımdan tıbba kadar her alanda kullanılabilecek hafif ve dayanıklı bir malzeme sundu.
Plastik, hayat kurtaran cihazlarla tıpta devrim yarattı, uzay yolculuğunu mümkün kıldı, otomobilleri ve uçakları hafifleterek yakıt tasarrufu sağladı ve kirliliği azalttı; kasklar, kuvözler ve temiz su ekipmanlarıyla da hayat kurtardı.
Ancak plastiğin sunduğu kolaylıklar bir “kullan at” kültürüne yol açtı ve bu malzemenin karanlık yüzünü ortaya çıkardı: Bugün tek kullanımlık plastik, yıllık toplam plastik üretiminin yüzde 40'ını oluşturuyor. Plastik poşetler ve gıda ambalajları gibi bu ürünlerin birçoğu yalnızca birkaç dakika ile birkaç saat arasında kullanılıyor, ancak doğada yüzlerce yıl kalabiliyor.
Bu nedenle bazı ülkeler plastik poşet kullanımını sınırlamaya ya da yasaklamaya başladı. En son Kaliforniya, 2026'ya kadar tüm plastik poşetleri yasaklayan bir yasa çıkardı.
Plastik kirliliği dünyaya nasıl yayılıyor?
Dünyanın son büyük çöplüğü olan okyanuslardaki plastik atığın büyük kısmı karadan geliyor. Atıklar ayrıca, akıntı yönünde ilerledikçe daha fazla çöp toplayan ve adeta taşıma bandı gibi işleyen büyük nehirler aracılığıyla da denize ulaşıyor.
Denize ulaşan plastik atığın büyük bölümü kıyı sularında kalıyor. Ancak akıntılar onu açık denize taşıdığında, deniz plastiği tüm dünyaya yayılabiliyor.
Dairesel bir okyanus akıntısı olan Güney Pasifik girdabı, plastik atıkları Şili ile Yeni Zelanda'nın ortasında, ıssız Pitcairn takımadalarındaki insansız Henderson Adası'na kadar taşıyor. Bilim insanları orada Rusya, ABD, Avrupa, Güney Amerika, Japonya ve Çin'den gelen plastik eşyalar buldu.
Mikroplastik sağlığımızı nasıl etkiliyor?
Plastik okyanusa ulaştığında güneş ışığı, rüzgâr ve dalgalar onu çoğu zaman beş milimetreden küçük parçacıklara ayırıyor. Mikroplastik denilen bu parçacıklar tüm su sütununa yayılıyor ve dünyanın her köşesinde, en yüksek dağ Everest'ten okyanusun en derin noktası Mariana Çukuru'na kadar bulunuyor.
Mikroplastik sürekli olarak daha da küçük parçalara ayrılıyor. Bu arada şehirlerin içme suyu sistemlerinde plastik mikrolifler bulundu, havada da süzülüyorlar. Bilim insanlarının insan vücudunda mikroplastik bulması şaşırtıcı değil: Bu küçük parçacıklar kanda, akciğerlerde, hatta dışkıda bile bulunuyor.
Viyana Tıp Üniversitesi'nden (MedUni Wien) araştırmacılar, mikro ve nanoplastiğin sağlıklı akciğer hücrelerinde DNA hasarı, oksidatif stres ve kanserin gelişimiyle bağlantılı sinyal yollarının aktive olması gibi kötü huylu değişikliklere yol açabileceğini ortaya koydu.
Çocuklar da büyük risk altında: Erken yaşta plastikteki kimyasallarla temas etmeleri hormon bozukluklarına, IQ düşüşüne, kalp sorunlarına ve diğer kronik hastalıklara neden olabilir. Araştırmalar, gıda ambalajlarında ve günlük ürünlerde bulunan ftalatlar, bisfenoller ve PFAS gibi maddelere dikkat çekiyor. Plastiğin mikrodalga fırında ısıtılması ayrıca yutulabilecek mikroplastik ve nanoparçacıkların açığa çıkmasına neden oluyor.
Bilim insanları plastiğin çocukların gelişimi ve uzun vadeli sağlığı üzerinde doğrudan etkisi olduğu uyarısında bulunuyor; buna obezite, DEHB, doğurganlığın azalması ve düşük doğum ağırlığı da dahil. Bu malzemelerin kullanımını sınırlamak, çocukların daha sağlıklı bir geleceği için kilit önemde.
Plastik yaban hayatına nasıl zarar veriyor?
Kuşlardan ve balıklardan diğer deniz canlılarına kadar milyonlarca hayvan her yıl plastik yüzünden ölüyor. Plastiğin, nesli tükenmekte olanlar da dahil yaklaşık 2.100 türü etkilediği biliniyor; deniz kenarında yaşayan kuş türlerinin neredeyse tamamı plastik yutuyor.
Hayvan ölümlerinin çoğu, plastiğe dolanma ya da açlık nedeniyle gerçekleşiyor. Foklar, balinalar, kaplumbağalar ve diğer hayvanlar, terk edilmiş balıkçı ağları ya da altılı paket halkaları yüzünden boğuluyor. Mikroplastik, sofralarımıza gelen balıklar, karidesler ve midyeler dahil 100'den fazla su türünde bulundu.
Çoğu durumda bu küçük parçacıklar sindirim sisteminden geçip zararsız şekilde atılıyor. Ancak plastik sindirim yollarını tıkayabilir ya da organları delerek ölüme yol açabilir. Plastikle dolu mideler açlık hissini azaltıyor, bu da açlıktan ölüme neden oluyor.
Plastiği karada yaşayan hayvanlar da yutuyor: Filler, sırtlanlar, zebralar, kaplanlar, develer, büyükbaş hayvanlar ve diğer büyük memeliler; bu bazen ölümle sonuçlanıyor.
Araştırmalar ayrıca karaciğer ve hücre hasarı ile üreme sistemi bozuklukları da gösterdi; bu nedenle istiridye gibi bazı türler daha az yumurta üretiyor. Yeni araştırmalar, balık larvalarının hayatlarının ilk günlerinde nanolifler yediğini gösteriyor; bu da plastiğin balık popülasyonları üzerindeki etkisine dair yeni sorular doğuruyor.
Plastik kirliliği nasıl durdurulur?
Plastik bir kez okyanusa ulaştığında onu sudan çıkarmak zor, hatta imkânsız. Maryland'deki Baltimore limanında çöp toplayan Mr. Trash Wheel gibi mekanik sistemler, nehirlerden ve kıyı sularından plastik bardaklar ve gıda ambalajları gibi büyük plastik parçaları toplamada etkili olabiliyor.
Ancak plastik mikroplastiğe ayrılıp açık okyanusta tüm su sütununa dağıldığında, onu geri almak neredeyse imkânsız hâle geliyor.
Birçok bilim insanı ve doğa koruma uzmanı, plastik kirliliğini azaltmanın en iyi yolunun plastiğin su yollarına hiç ulaşmamasını sağlamak olduğunu söylüyor. Bu da daha iyi atık yönetimi ve geri dönüşüm sistemleri, daha iyi ürün tasarımı ve tek kullanımlık plastik üretiminin azaltılmasıyla mümkün.
Graz Tıp Üniversitesi'nden biyokimyacı Eleonore Fröhlich, “plastik eşyaların, plastik kılıfların, plastik mobilyaların, plastikten yapılmış her şeyin kullanımının azaltılmasını” tavsiye ediyor.

